Hayat,zamanı iyi ve kötü anılarla doldururken gecirdiğimiz oyun parkı mı ? hayat,varolduktan sonra yaşamın amacını bulabılmek için aradığımız gizemlı sır mı?yada hayat,sonu olan bir yolda,geçmişe ve geleceğe şekil veren tek bir gün mü?bilinmez ama,bilinen birşey varki,oda farklı şekillerde de olsa bu hayatın bir gün son bulacağıdır.
Uçurumdan aşağı bakarken onu bu noktaya nelerin getirdiğini düşündü,hepsini teker teker hatırladı,ve her birinde neleri yanlış yaptığını geçde olsa anladı,fakat iş işten geçmişti artık,o an öfkesine uyarak aldığı kararlar onu tam buraya uçurumun dibine yavaş yavaş getirmişti,ve o bunun asla farkında olmamıştı,güneş batmak üzereydi,belkide bu son günbatımıydı onun için,o yuzden dikkatlice baktı başını kaldırarak,güneş turuncuyla kırmızı arasında bir renge bürünmüş,sanki üşüyormuş gibi bulutların grimsi kürklerine sarılmıştı.Rüzgar saçlarını okşarken kulağına da birşeyler fısıldıyordu,bak diyordu,birazdan sende şu an uçurduğum şu kağıt parçası gibi uçurumun derinliklerine doğru savrulacaksın,ve yere çaklımamak için dua edeceksin,belkide pişman olacaksın,ve zamanın donması için yalvaracaksın,peki ne için?Bir an için irkildi,titredi bi tuaf oldu içi aradığı cevabı ona rüzgar vermişti,ne için?Yaşam öyle yada böyle muhakkak son bulacaktı,yani şuan içinde buunduğu durum, bir gün bugün olduğu gibi karşısına çıkacaktı,o günde belkide hayatı terketmek için çok erken olduğunu düşünecekti, ve bu hep böyle olacaktı.Oysa gerçek hayatda zaman yoktu,bunu şimdi anlamıştı.Gerçek hayatda an vardı,anı yaşamak ve yaşanan her andan zevk almak,sevmek,sevilmek vardı.elbetde yanlış kararlar verebilecekti,doğru karların ne olduğunu görebilmek için,elbetde üzülecekti mutluluğun gerçekten mutluluk olduğunu bilebilmek için,şimdi herşey gözünde nekadar basite indirgenmişti,hayat bu kadar basitdi işte içi bir anda yaşama sevinci ile dolmuştu kıpır kıpır olan yüreği yeni doğan bir çoçuğun yüreği gibi atıyordu,belkide yeniden doğmuştu,evet evet yeniden doğmuştu,bugün onun ıkıncı kez hayata gelişiydi oyle olacaktı herşeye yeniden başlayacaktı,üzdüğü kişileri teker teker arayıp gönüllerini alacaktı,farklı şeylere farklı biçimlerde değer vercekti,tüm bunları düşünürken koşmak istedi herkese doğru kollarını açarak,birden kollarını gerçekten açtığını farketti,ve koluna asılı olan atkısı rüzgarın etkisiyle ucuruma doğru savruldu son bir hamle yapıp almak istedi.Atkıya dokunduğunu hissettiyi an ayaklarının boşlukta olduğunun farkına vardı,bu olamazdı,bu haksızlıktı çünkü artık ölmek istemiyordu ama uçurumun derinliklerine doğru gidiyordu,gözlerini kapattı ve yere cakılacağı anı beklemeye durdu ama o an uzun bir süre gelmedi gözlerini açmak istedi bütün cesaretini toplayıp ve yaptı nasıl olabilirdi böyle birşey herşey donmuştu zaman ilerlemiyordu,ana ulaşmıştı.Belkide yazar ara vermişti yazmaya,evet ara vermişti orada asılı kalmıştı,bi yolunu bulup silmeliydi atkının rüzgarda savruldugu kısmı,yazar için onun hayatı önemsiz olabilirdi,bi roman karakteri olsa bile var olmak güzel birduyguydu önemsemek,önemsenmek. Farklı birşey daha anlamıştı hayat kendisinin olduğu için daha bi değerliydi başkaları varlığından haberdar olmasada o var olmanın mükemmeliğini biliyordu.......... |
|