| Her zaman... Noktaların yerine hayatını koy. Sensin o sadece sen. Annesin,öğretmensin,temzilikçisin,malsın yeri gelince,doktorsun,pilotsun,hayat kadınısın,rahibe ya da çarşaflı teyzesin...Hepsi senin adın sen hepsinin yaratıcısısın.Bu yüzden de daimi ve haliyle her zaman...sın.Seni düşününce hep bir noktada durup şaşırıyorum ve bir kez daha üstün görüyorum.İnsan eti ne kadar esnekmiş esnekmiş meğer diyorum.O dümdüz küçücük karın pompayla hava basılmış gibi şişiverir.İçinde minik kıpırtılarını hissedersin o canavarın.Sonra sancılarla doğurur emeklerle büyütürsün.Kim senin kadar üzerine titreyebilir,kim bu kadar sabırla bu mızmız şeye katlanabilir.Gece haykırışlarıyla uyanır,bazen sabaha kadar uyanık kalırsın.Eğer aynı zmanda bir işin de varsa o yorgunlukla bir başka mesainin içine girersin.Her zaman eve koşarak gelir,her durumda arkadan gelecek olanları düşünürsün.Çoğu zaman takdir edilmez,bazen bu kadar bile şanslı olamazsın.Kimi yerlerde öyle şekillere bürünürsün ki bir kaç dönüm tarla gibi seni ekip mamül alma amacındaki ellere satılırsın.Değer ne demek,güven ne demek unut bunları hemen.Sen sadece dişisin.Kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmek istemeyen sevgili eşin bazen daha da ipin ucunu kaçırır ve yatağını,tenini daha da kötüsü sana özel sözlerini bir başkasıyla paylaşır.Senin bu durumdaki rolün de hazır tabi ki.Toplum seni affedici olarak görevlendirdi bile.Çünkü sen annesin,sen toparlayıcısın,meleksin.Halbuki bir peygamberi bile baştan çıkartıp günaha sokan şeytan da sen değil miydin?Ne tuhaf bir yaratıksın ki,herkes seni gözünde uygun bulduğu role oturtuveriyor.Hani şu küçükken oynadığımız renkli hamurlar gibi.Ne yapsak şekle girmez.Sadece yoğurur parçalar dururuz.Güzel kokulu,lastik hamur topu...İstediğin küçücük şeylerdir genelde.Ama görmezden gelinir, "köprüyü geçene kadar" mutlu edilirsin çoğu zaman.Ya da bir yuvayı yıkabilecek kadar kararlı ve beklenti konusunda bonkörsündür. Bir buket çiçeği "dünyanın parası" bulan sevgili eşin "aldır o çocuğu" derken gayet eli açıktır.Ve sen bu durumda da suçlusundur;o erkekliğine yediremedi diye bazı şeyleri.Sen bir parçanı vermişsin,bir duruma düşmüşsün,ölümler atlatmışsın kimin umrunda.Aç mısın açıkta mı güzel hamur topu?Düşünüyorum kadın hep mi iyi hep mi haklı ya da hep ezilen taraf mı?Belki değil evet belki öyle yaşamlar var ki tüm düşüncelerim alt üst olabilir. Ama söylesenize kadın kimin sayesinde mutlu olur,kim onu kötü yola düşürür ve o yolda peşini bir dakika bırakmaz.Kim bir mal gibi alır satar.Kim geceleri kollarına alıp huzura da boğabilir aynı zamanda.Toplumda her kademede görev alması gerekirken eve hapsedilen onlarca kızımız varken ve hala bekaret gibi cahilce bir düşünce yüzünden katledilen kadınlarımız...Bekledikleri biraz güven ve özveri. Tecavüz eden onlar değilken,siparişle birini seçip "özel"evlerde eşlerini aldatmıyorken,çocuklarının gözü önünde babalarını dövmüyor ve aynı gece yatakta ondan beklenti içinde olmuyorken tuhaf bi şekilde her hatanın sorumlusu oluyorlar.Biz de çoğu zaman oynadıkları mutluluk oyununu rahat koltuklarımız da izleyip ayakta alkışlıyoruz yüzsüzce. |
|