YOL
Hayat, sonsuzluğa uzanan helezondan bir merdiven... Tırmandıkça dönüyor başlar ve bir ip daha kopuyor dünyadan. Her adımda başkalaşıyor insan. Zaman, eriyor ayaklarının altında... Kayıyor merdiven ve düşüyor umutla sarmalanmış ruhlar derin kuyulara...
Kırılıyor camdan hayaller kara dipli kuyularda, saplanıyor ruhun her bir zerresine...
Kanatıyor, yaralara zaman sürene dek. Durmuyor insan, duramıyor ve biniyor yine hayal baloncuklarına...Korkuların bürüdüğü beynini susturarak yükseliyor merdivene doğru. Tırmanıyor yine, sonsuzluk tek arzusu...
Bırakıyor çok gerilerde onu sevenleri. Tatmak istiyor şu meşhur "zehirle pişmiş aşı". Ayrılıyor anneden, kardeşten, arkadaştan. Yürüyor bilinmezlikler ülkesine. Yalnızlık selamlıyor onu kapıda, özlem dolaşıyor hücrelerinde, kaçıveriyor gözyaşları saklandıkları yerden.
Alışıyor insan, alışacak da bu döngüye ve biliyor ki bu yol dikenlerle kaplı. Patlatsa da hayal baloncuklarını yine de seviyor insan bu yolu, sevecek de... |
|