| Hiç aklına gelmezdi bir sabah uyandığında dün hayatına yön verenlerin bu gün o yönlerde değişiklik yapacakları, nerden gelsin aklina her şey yolundaydı sanki bir mutluluk cumhuriyetinde ve buda yetmezmiş gibi sanki cumhurbaşkanı...Her zaman ki sabahlardan farklıydı diyorum, hep yaptığı gibi ilk iş soğuk bir bardak su içti, nereden bile bilirdi ki ilerleyen saatlerde yıllarının üzerine bir bardak su içeçeğini ey insan fanisin yahu...Güzel bir kahvaltı ve en sevdiği arkadaşını uyandırma faslı tam 15 dakika...Sıcak bir yaz günün sabahı kahvaltı merasimi bitmiş, sabah haberi izlenir ve tabi bildik yorumlar, ne olacak bu milletin hali, ey beşer kendi haline bir baksana...arkadaşı bilgisayar oyunlara pek düşkün illa oynayacaz valla küserim yemin şart...Saat su gibi aktı gitti, bir heyecan ve ardın dan ben gidiyorum, hacı valla kalamam ısrar etme, arkadaşı gardaş gitme ya boşver bu günde görüşme ne olacak yani, sanki içine doğmuş...Tabi durmaz kalkar, geçer bilgisayarın başına ve bekler kalbine doğan bu sevginin sahibini...Düşünürler bulamamış aşkın tarifini çoğu şimdiki tabirlerden biriyle, kasılıp kalmış bir kaç söz çıkmış ama itimat eden yok yani tarif-i aşkın alameti fahrikası kişiyi rezil etmesi değil mi ? artık pek düşünmeye gerek yok yani insanoğlu yaratıldı yaratılalı durum bu...Neyse ilerleyen saatlerde bekleyişini sürdürmüştür ahh gelsede görsem diye içten içe serzenişler...Aşk bir sudur iç iç kudur gibi uyduruk deyimlerde adı geçen sudan bile içemeyen mubarek!, sevgiyi bile göremeden o küçüçük kalbindeki can-ı nasıl büyüttün, nereden geliyor bu değirmenin suyu...Çok kilişe evet karşılıksız bir aşk...Akrep ile yelkovanın koca gün süren güreşinden sonra ayaklarında baş gösteren ağrının da etkisi ile kendince bir işi vardır iyi dileğinde bulunarak kalkar bilgisayarın başından, o gün aynı saatlerde aslında hayatını değiştirecek kararları alanlar, aslında gelecek umutlarını gelmeyecek baharlara atmışlardı, hemde ona sormadan dinlemeden... |
|