| Gecenin zifiri karanlığında seni düşünüyorum, telefondan yükselen batarya zayıf sinyali seni bana getiren bu aletin yokluğunda gerekliliği düşündürüyor bana... yanıbaşımda duran ve şimdiye kadar yatağımdan hiç seyretmediğim adını dahi bilmediğim, büyük bir o kadar da parlak yıldıza bakarak düşünüyorum... nerdesin prenses ne yaptığını bilememek sesini duyamamak ve bunların hepsini bir arada yapmak, off allahım şimdikilerin dediği gibi motoru yakıcam neredeyse...Yapmadığım işleri yapar oldum, geceleri müzik dinlemek de ne, hiç bana göre değil di güya, kendimden utanıyorum bune hal yahu, aynadaki ben ben değilim sanki bir yabancı hayattan zevk alamadığım böyle bir zaman dilimi yazmaz anılarım...Ama yokluğun içimde bir kor gibi her nefes alışım içimi biraz daha yakıyor, diyorum ya prenses senden haber alamamak öyle zor ki herşey keşke yeşilçam filmlerindeki gibi olsaydı, biz hiç ayrılmasaydık, yada ayrılıp tekrar birleşseydik, bu çok iyi niyetli oldum sanırım, düşünüyorum da biz hiç olmadık ki.. Bir haber koparmak için siyasilerin peşinden koşan gazetecilerden farkım, sanırım seninle daha çok konuşabilmem... bir umut aşkını haykıran ben, işte üzülmemem için çırpınan senden gelecek sadakaya muhtaç.. biz böyleydik sana ne kızabilir nede hakaret edebilirim hakkım var mı ki buna, olması gerekeni yaptın,keşkelere yer yok der bazıları yahu keşke dememek elimizdemi hangi yaptığını beğenir insan hep keşke der sonunda, şimdi diyeceğim gibi keşke seni görmeseydim prenses tanımasaydım diyorum dilim tutuluyor kendime kızıyorum evet her zaman keşke dememeli iyiki tanımışım seni ne kadar özlesemde sızlansamda hatıran beni mum etsede bunu yaşamakta güzel, hmm bir keşkeye yer var sanırım, keşke seninle beraber yaşasaydım herşeyi yahu keşkeler arasında kaldım elimizdemi mubarek rüzgara kapılmış tüy misali savruluyoruz işte neyse sözleriyle hep acı veren çatal dilli mubarek yat hadi belki rüyanda görürsün, ya uyanırsam... |
|