Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
PAPATYA okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
PAPATYA |
| Kategori |
: |
Kişisel |
| Ekleyen |
: |
mubarek |
| Eklenme Tarihi |
: |
31.08.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
331 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
| Bir telefon, allahım ellerim titriyor adını görünce hep olur zaten ama aylardır görüşmediğimizi dikkate alırsak telefonu ellerimde zor tutuyorum titrek bir sesle aşkım karşıdan aşkım deme bana insan şaşırıyor tabi ne diyeyim...Konuşmamızın sebebi kalbime harmanladığım sevgiden öte sahiplendiğim aşkım dediğim zatı muhterem beni bir daha arama sorma diyor !! hmm dedim aslında bende buna yakın bir şey bekliyordum ama dua ediyordum yarabbi şu kıza akıl fikir ihsan eyle bu nedir yahu öleceğim kahrımdan...Neyse o konuştu ben dinledim tabi sevgi var yahu kalbimizde o konuşuyor ben ağlıyorum tek kelime etmedim baktım kurduğu cümleler bozulmaya başladı kendimden geçmişim inanmak zor ama oda ağlıyor...İşte asıl enayilik o gün baş gösterdi bende kendimi o gün bu hale sokmaya başladım inanmıyorum sevmediğine benide kırmıyor bişey diyemiyor tabi sevgimide biliyor yanında olmama ses etmiyor bende çok haddim miş gibi umutlanıyorum yahu beni seviyorda söyleyemiyor die iyice mecnun ettim kendimi ah kot kafa...Nerden bilirdim ben umutsuz bir aşkın tutsağı olacağımı, zaten bilseydi leyla ile mecnun, tahir ile zöhre olurmuydu tabi bilmediğimizden ötürü aynı istikamette devam ettim ama bu gün keşke en başından son verseydim dedim kendime çok yanlızım yahu bir kişiyede anlatamıyorum ki derdimi, evde duramıyorum afakanlar basıyor koca adam ağlıyorum kendime inanamıyorum bu nasıl bir sevgi ben anlamadım kalbim çıkacak yerinden, böyle olmaz dışarıda dolaşayım dedim giyindim çıktım dışarı daha ağlıyorum salya sümük kendimden utandımya çocuk gibi oldum ey aşk sen nemenem bir şeysin erkeksen çık karşımada bu göz yaşının hesabını sorayım demek geçiyor içimden sonra anlıyorum o çoktan feth etmiş beni boşuna çırpınma enayi..Yürüyorum aklıma gelen ilk şey kapalı havaları severdi yağmurda yürümek gibi entel alışkanlılara sahipti bende ayak uydurmaya çalışırdım serde köylülük var tabi anlarım şehirli hallerinden...Hep çiçek aldığım bir çingene öyle beni süzüyor, lafa bak hele! abe nerde o güzel kız üzdün mü ne yaptın be baro ?, öyle baktım yüzüne şeytan diyor tüm hırsını al bundan...Öyle zihnimde kuruyorum ne yapsam die başka bir şey gelmiyor ki içimden, mubarek kanser gibi yayılmış içime, zihnime, beynime kendime düşman oldum bu nasıl sevgi, hani sever insanda azıcık da karşılık bekler tek başına sen ne yaptın be oğul hiç mi düşünmedin bu kız bir gün gidecek konacak gönüllere o zaman ortada kala kalacaksın ah ah de, dur şimdi...Sokakta oynayan çocuklar var oturdum bir banka izliyorum ama sadece yüzüm o yöne bakıyor ben daha rüzgar yemiş sandal gibi sallanıyorum, zihnimin içindeki sisli yollarda bir çıkış yolur arıyorum kendime.... abi şu topu atarmısın? sesiyle uyandım kalktım attım topu önlerine oturdum içimden şu çocuklara sakınha sevmeyin kimseyi sürünür beter olursunuz demek gibi delice düşünceler geçiyordu durdum güldüm sonra kendime deliriyorsun mubarek kalk yürü dedim...Çiçeklere bayılırdı evinde çiçek büyütürdü ne bilim bana kalsa olsada olur olmasada olur farketmez yani..En çokta papatya ah papatya az koşturmadın kendine beni, hani o kadar da uzak değiliz bu konulara ama böylede üzerine düşülmez ki, gül alırdım illede papatyaa ...O kadar yürüdüm ki ayaklarımı hissetmiyorum o haldeyim yani, atladım bir dolmuşa eve dönüyorum kendime sohbet edecek adam arıyorum en öne oturdum şöföre laf atıyorum ki zaman geçsin, bu yolları bir türlü düzene koyamadılar nasıl belediye bu kaç yıldır bitiremedi, hep yandaşlarına peşkeş çekiyorlar gibi az biraz anarşist konuştum şimdi anlıyorum, kaptanda belediyeyi savunmaya başladı bana, bende aşk duygu kalmadı tabi unuttum şöförle atışıyoruz yok öyledir yok böyledir baktım ortam ısındı yolcularda kulak kesilmiş dinliyorlar şöyle göz ucuyla baktım etrafa daha fazla durmam hayrıma olmayacak indim dolmuştan az kalmıştı eve zaten yürürüm dedim aklımda kuruyorum milletin parasını yiyorlar falan o sırada ezan okunmaya başladı sabah çıktım ikindi olmuş, ah mubarek sen adam olmazsın dedim namazlarını kazaya bıraka bıraka bir gün kazaya uğrayacaksın ya hadi bakalım die kendi nefsime bir kaç hakaret ettikten sonra, evden çıktığımda bulutlu olan hava kapandı yağmur atıştırmaya başladı hızlı hızlı yürümeye başladım bende bir an önce eve varabilsem diyorum içimden sabah önünden geçtiğim çiçekçide bir telaş dışarıdaki çiçekleri içeri almaya çalışıyorlar hepsinide almışlar ama köşede papatyaları unutmuşlar...Yağmurla aydınlanmış sanki, gözlerim onlara çakıldı sanki ahh dedim, kolum kanadım kırıldı....Gözlerim buğulandı birden kalbim hızlı hızlı atmaya başladı kimse yok cadde de bir ben, dondum kaldım oracıkta birleri olsada birşey söylese beni kurtarsa bu çukurdan kimse yok..Hep sinir olduğum çiçekti papatyalar ama sahibini sevdiğim gibi onlarıda içten içe sevmişim bilemedim...Çiçekçi papatyalarıda içeri alınca kendime geldim biraz..Eve doğru yürüyorum ama sanki sürünüyorum bu yol hiç bitmese... |
|
|
 |
PAPATYA Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
PAPATYA Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|