Ülker Köksal'ın Uzaklar adlı bir eseri vardı
Çok, ama çok zaman önce okuduğum
Oradan hatırladığım, yani aklımda kalan bir kaç söz kaldı
Uzak, insanın erişemediği yakınıdır...
Yakınlarıdır, düşleridir, erişmeye gücünün yetmediğidir uzak...
Uzak, ancak erişilmediğinde anlam kazanır ya da değerlenir,
Kaldı ki, bizim uzağımız sadece içimizdekiler
Ya elimizi uzatıpta tutmaya kıyamadıklarımız
Onlara uzak demekten çok "beklenen" demek daha anlamlı zannedersem.
Hep elini uzatıpta yakalamsını beklediğimiz erişilmeyenlerimiz...
Hiç elini uzattın mı?
Yakaladığını zannettiğin an kaç tane?
Yakaladığında ne yaptın?
sorular sürer gider.
Ömürde böyle bitiverir bir gün...
Can Yücelin dediği gibi;
"En uzak mesafe ne Afrika'dır
Ne Çin, ne Hindistan
Ne seyyareler
Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
En uzak mesafe
İki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan..."
|
|