Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
FİKİRLERLE BÖLÜCÜLÜK okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
FİKİRLERLE BÖLÜCÜLÜK |
| Kategori |
: |
Makale |
| Ekleyen |
: |
mustafaakman217 |
| Eklenme Tarihi |
: |
25.07.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
376 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Bölücülük,kelime anlamı itibariyle ; ülke toprakları içerisinde başka bir ülke kurmak anlamına gelse de bir diğer anlamınında arabozuculuk olduğu unutulmamalı.
Bölücülüğün ilk aşamasında toplum önce farklı fikir ve duygulara bölünür.Daha sonra bu bölücü fikirler öyle bir zaman gelir ki çatışmaya dönüşür.Buna örnek verecek olursak aklımıza ilk olarak bölücü terör örgütü PKK gelir.
PKK'nın bu bölme işlevini çatışma, şiddet vb gibi eylemsel olarak yaptığı apaçık ortada.
Bölücülük sadece PKK'nın yaptığı gibi illaki eylemsel olarak değil fikirsel olarak da gerçekleşir. Bu, silahla çatışarak ülkeyi bölmekten daha tehlikelidir.
Eylemler; dağlarda, köylerde ve şehrin belli kısımlarında silah ve buna benzer araçlarla gerçekleşirken,
Fikirler; Her zaman her yerde ve her şekilde değiştirilebilir. Örneğin; bir yazı, bir kitap, bir televizyon veya bir parti insan zihnindeki fikirleri değiştirebilir. Hatta bu değişen fikirler yeri ve zamanı gelince eylemede dönüşür.
Allahtan ki ülkemiz bölücülük konusunda oldukça tecrübeli.
1- 1970'li yıllarda başlayan ve halen süre gelen PKK ile ülkemizi bölme faaliyetleri;
1978 de Abdullah Öcalan tarafından kurulan PKK terör örgütü, sözde Kürt halkının savunucusu olarak faaliyet gösteriyordu. Faaliyetlerini genelde yapılan eylemlerle ve bununla birlikte güvenlik güçleriyle çatışarak gösterse de her çatışmanın altında bir fikrin veya idealin olduğu unutulmamalı. PKK bunu da düşünmüş olmalı ki bu ideallerinin yurtdışında açılan televizyon, kitap vb gibi basın-yayın organlarıyla fikirlerini yaymaya çalışıyor. Bu fikir yayma çatışmadan daha tehlikeliydi. Ve bu görevi örgüt yurt dışından sağlıyordu.Sadece bu görevi değil örgütün gelir kaynakları ,silahlar vb gibi birçok şeyi yurt dışından sağlıyordu.Peki bu görevlerde PKK ya destek olan yabancı ülkeler örgütü çok sevdiği için mi yardımcı oluyorlardı?Yoksa kara kaşına kara gözüne mi hayranlardı?
Basında örgütün hem yurtiçi hem yurt dışındaki eli Ergenekon destekli dendi.Ve Ergenekon da bittiğine göre bu dış kaynaklı oynanan PKK oyununda ilerleyen zamanlarda bitmesi gerekiyor.
2- 1980'li yıllarda başlayan ve uzun süre ülkemizi etkisi altında bırakan sağcı ve solcu olarak bölme faaliyetleri;(ülkeyi neredeyse yarı yarıya bölmeye çalıştıran bu faaliyet, PKK tehdidinden daha tehlikeliydi)
80' li yıllarda yani ülkemizdeki sağcı ve solcu gurupların birbirine girdiği zamanlarda sağcılarda solcularda kendilerini şah zannediyorlardı. Sağcılar ülkenin düzenini sosyalizme karşı bekçileri gibi dava güdüyor ve sosyalizme karşı en sert tepkiyi sağcılar gösteriyordu. Solcularda bunun tam tersi olarak ülkenin en iyi sosyalizmle yönetileceğine inanıyordu. Ben burada hangisi iyi olurdu hangisi kötü olurdu tartışmasını yapmayacağım. Sonuçta her iki kesimde ülke menfaatlerini düşündüklerini söylüyordu. Mademki her iki kesimde ülke menfaatlerini düşünüyorlardı da peki kimdi ya ülkeyi böyle bir kaosa sokan. Sağcılar düşman olarak solcuları, solcularda düşman olarak sağcıları görürken yani herkes düşmanı içeride ararken, asıl düşman dışarıdaydı. Sağcı ve solcuları piyon olarak kullanan şahlar dışarıdaydı.
Ülkemizdeki sosyalist kesimi Rusya ve Çin desteklerken, milliyetçi kesimi de Amerika destekliyordu. Aslında bu bizim kavgamız değil dünyadaki süper güçlerin hâkimiyet savaşıydı. Ve yıllar sonra eski Amerikan başkanı Bush'un harp akademisinde yaptığı konuşmasında '' 80'li yıllarda Türkiye ve Yunanistan'ı komünizmden biz kurtardık' demesi bu tezimi doğrular nitelikteki sözlerdi.
3- Son zamanlarda moda olan ve ülkeyi Laik kesim ve Dinci kesim diye ayıran bir faaliyet daha.
Muhafazakâr kesimin başörtüsü taleplerini 'cumhuriyet elden gidiyor, şeriat sistemi geri mi geliyor' sözleriyle kışkırtanlar ve başörtüsü sorununu yıllardır ülke gündeminden düşürülmeyen bir ortamda yaşıyoruz.
Muhafazakâr kesimin sadece dini yaşayabilmek için özgürlük isterken bunu sanki şeriat devrimi istermiş gibi göstererek kendilerine düşman bulmak bu kadar mı kolay olur? Buna benzer kışkırtmalara öncülük eden ve Ergenekonla bağlantısı olduğu iddia edilen çağdaş yaşamı destekleme derneği başkanı Türkan saylan bu tip kışkırtmaların önderi konumundaydı. Ne zaman ülkemizde buna benzer bir polemik yaşansa, derneğin 81 ilindeki şubelerinden insanları çağırarak:''kalkın ülke elden gidiyor sesimizi duyurmamız lazım'' deyip insanları kışkırtır ve bunu da çağdaş yaşam için yaptığını iddia ediyordu. Peki, şimdi soruyorum. Çağdaşlıkta Avrupa'yı örnek almalıyız diyenler, neden başörtüsü konusuna gelince Avrupayı örnek almazlar ki? Çünkü Avrupa'da 'HER BİREY DİNİ YAŞAMINDA ÖZGÜRDÜR' ibaresi var ve birçok Avrupa ülkesinde böyle bir uygulama olmadığı için Avrupa modeli örnek alınmıyor.
Yani işine geldi mi Avrupa gelmedi mi Türkiye.
İleride Türk-Kürt diye de bölmeye çalışırlar. Hiçbir şey bulamazlarsa şu Fenerbahçeli şu Galatasaraylı bile derler. Bu tip fikirsel olarak bölme faaliyetlerinin ardı arkası kesilmez.
Ama siz siz olun;
Bölüp parçalayanların peşinden değil,
Toplayıp birleştirenlerin peşinde olun. |
|
|
 |
FİKİRLERLE BÖLÜCÜLÜK Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
| Üye Adý : jetender17 |
Yorum Baþlýðý
: Biz Ölmüşüz arkamızdan ağlayanımız yok |
| Yorum Tarihi : 27.07.2009 |
| Bizim halkımızın sömürücüleri Viyetnam, Afkanistan gibi ülkelerde avrupaya sürekli uyuşturcu madde saglıyorsa, her türlü füze , silah ,mühinmatı A ülkesine satıp sonra A ülkesiyle savaşan B ülkesine aynı füzlerin savunma silahlarını satıyosa, ülkedeki dövizlerin hepsi kara parayasa , halkı bilinçlendirmek isteyen gazete yazarları kendi gazteleri tarafından işinden mahrum bırakılıyosa, hükümete kim gelirse gelsin birşeyler yapmak istiyenler dış(egemen vb) güçler tarafından engellenıyosa , ülkedeki devlet dairlerinde temizlikçiler bile üniversite mezunu iken milletvekil olmak için ilk okul mezunu olmak yeterliyese , bütün avrupa, ABD osmanlıyı bölüşemedik türkiyeyi nasıl bölüşürüz diye ağzının suyunu sureklı akıtırken bız bırsey yapamıyorsak,Atatürk kapitalizm kaldırmıs olmasına ragmen memleketin iç, dış piyasası istenilen şekilde IMF tarafından duzenleniyorken ve bunun adı kapitalizm değilken ya abicim sen yaz ben yazayım herkez yazında yaa onuda geçtim Atatürk yerinden kalkıp gelse bi baksa memlekete bu benim halkım degil bu benim memleketim değil der yerine tekrar döner ................. |
|
| Cinsyet :
Bay |
| Þehir : Mersin |
| Üyelik Tarihi :
27.07.2009 |
|
|
 |
FİKİRLERLE BÖLÜCÜLÜK Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|