| Öyle çabuk geçiyor ki zaman. Bazen bu hıza dayanamayıp yığılıp kalıyoruz, bazen de daha hız daha hızlı zaman diyoruz. Senleyken de hızlı geçerdi zaman. Yanındayken, hani durdurabilsem zamanı bütün var gücümle durdururdum. Ufacık zaman dilimine, bütün bakışmaları, sevgi sözcüklerini, minik dokunuşları sığdırırdık seninle. Gözlerin gözlerime değdiği an, ne zaman umurumda olurdu ne de bir başka illet. İşte o an sadece sendin bir tek sen. Ama yine bu zamandı seni benden koparan, gecelerce uyku uyutmayan. Delicesine mutlu eden zaman şimdi bana sabretmeyi öğretiyor. Öğreneceğim diyorum kendi kendime. İzin vermeyeceğim ağlamaktan torbalaşan gözlere vermeyeceğim boş hayallere... Her doğan gün yeni bir heyecan olacak benim için, güneşle birlikte bende yeniden doğacağım. Gözlerin, sözlerin, gülüşün, tenin, sevgin, kalbin, mimiklerin olmasa da doğacağım her gün yeni bir benle. Dün için gelecek için yaşamak değil. Önemli olan şu an, şu saniye ne kadar mutlu olabildiğin değil mi? İlerde geçmişe dönüp baktığında tebessüm edebilmek değil mi? |
|