|
 |
Baþlýk |
: |
Şımark kardeş hediyesi |
| Kategori |
: |
Kişisel |
| Ekleyen |
: |
meli |
| Eklenme Tarihi |
: |
20.07.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
504 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Hayatıma girmeni isteyip istemediğimi kimse bana sormadı. Sana da sormadıkları gibi...
Tıpkı kardeş olmayi isteyip istemediğimizi sormadıkları gibi.
Merak ediyorum... Sorsalardı nasıl bir cevap verirdik acaba?!.
Sormadılar ve mecburen kardeş olduk işte...
Seninle ilgili bana anlatılan ilk şey beni çok korkutmuştu ve beni sevmediğimi düşündürmüştü.
Ben çok gürültülü bir bebek olarak, sürekli eşek gibi anırmakla meşkulken bir gün sen çok sıkılmışın ve açlıktan ağladığımı düşünerek; doyurup susturmak niyetine ağzıma kocaman bir fasulye tıkmışın.
Susturmayı başarmışsın, ama nerdeyse boğularak ölmeme sebep oluyormuşsun.
Seninle ilgili ilk anım ise o meşhur otobüs yolculuklarımızla ilgilidir.
Sen benimle yolculuk yapmayı hiç istemezdin ve muhtemelen o yıllarda otobüs yolculuklarından nefret ederdin. Bense bayılıyordum.
Mutlaka pencere kenarına oturuyordum. Seyrettiğim manzaralardan ilham alarak bağıra bağıra şarkı söylüyordum ve herkesin bana hayran olduğumu düşünüyordum. Sen hariç tabii ki...
Sen kızarmış domates gibi yanımda oturuyordun. Burnundan soluyarak ve sürekli dürtükleyerek, susmamı emrediyordun.
Ama ben seni anlayabilecek durumda değildim ki. Yeni şarkı sözleri uydurup, üretmekten ve etrafımdakilerle paylaşmaktan serhoştum...
Kusura bakma ama benim sanatıma müdahale etmene izin veremezdim.
Ayrıca ben senin şımarık kardeşin olarak var olmaya ve bunun tadını çıkarmaya taa o yıllarda karar vermiştim.
Beni sevdiğine dair ilk anım da muhtemelen 5-6 yaşlarıma dayanıyor. İki halamız vardı, ikisi de nedense beni pek sevmezlerdi. Onları mecburen ziyaret etmek zorunda kaldığımızda, beni yok saymalarından rahatsız olduğunu göstermiştin.
Sana sürekli birşeyler ikram ederek, ''yesene kızım'', ilgi göstermelerine, şımartmalarına cevaben ''kardeşim yerse, ben de yerim'' demen beni çok mutlu etmişti.
''Benim ablam var! O beni çok seviyor ve herkesten koruyor'' diye düşünerek, sana sarılmak ve öpmek istemiştim, ama cesaret edememiştim.
Ben zaten ne zaman sana sarılmak istesem karşımda heykel gibi duruyordun. Seni değil de, sanki taşı öpüyormuşum hissine kapılıyordum.
O yaşımdaki küçücük beynimle ve o şimarık halimle dünyanın benim etrafımda döndüğünü düşündüğüm için, seni anlamaya çalışmıyordum.
Ama artık seni çok iyi anlıyorum...
E, kazık kadar olduğumda ancak beynim gelişti ne yapalım. Gerçi şimdi de ara sıra çalışıyor, ama olsun. Ne yapalım idare deceksin artık. Bu yaşına kadar idare ettiğin gibi, aynen devam et!
Sen ne zannediyorsun küçük ve şımarık kardeş olmak kolay mı?!.
Çocukken seninle kavga etmeyi çok seviyordum ben. Seni kızdırmak, seninle didişmek çok zevkliydi ya...
Nasıl beceriyordum bilemiyorum ama hep kendimi haklı çıkarıyordum ve sana da zorla kabul ettirmeye çalışıyordum. Yere yatıp tepinirdim, ağlardım, gerekirse annemden veya babamdam yardım istiyordum, ama sonunda ben kazanıyordum.
Şimdi düşünüyorum da benim gibi bir kardeşe tahamül etmek pek kolay olmasa gerek?!.
Ben aslında seninle birlikte olmaktan, birşeyler yapmaktan hep zevk aldım. Seninle birlikte uyumak, gezmek, oynamak çok güzeldi.En sevdiğim oyun da ''uyuyan prenses'' oyunuydu.
Senin uyuyan prensesin olmayı çok, ama çok seviyordum. Saçlarımı taradığında, elbiselerimi diydirip beni yatırırken sevgini hissediyordum.
Ben seni hep çok sevdim! Nasıl seveceğimi ve sevgimi nasıl göstereceğimi bilmesem de, aslında çocukluğumdan beri, annemden sonra sen benim ikinci kahramanımdın.
Dünyanın en güzel, en ince ruhlu, en düşünceli, en sabırlı ablasıydın.
Benden daha zeki, benden daha yetenekli, ama daha şansızdın.
Hayat sana mutluluktan çok, mutsuzluk sundu. Sen sessizce kabullendin ve sabrettin.
Senin bana hayatta öğrettiğin en önemli şey sabretmekti.
Ben ise sana isyan etmeyi, savaşmayı ve hayallerinin peşinde koşmayı öğretmek istemiştim.
O yüzden iki sene önce çok yetenekli olduğun, ama yaşatmaya fırsat bulamadığın bir alana yönelmen için baskı yaptım.
Oyunculuk senin en büyük hayalindi. Tiyatro sahnesi ise senin gerçek anlamda mutlu olabileceğin bir yerdi.
O sahnede seni seyrederken dünyanın en mutlu kardeşi bendim. Çünkü yıllardır beni üzen o güzel gözlerindeki hüzün kaybolmuştu. Mutluluk fışkırıyordu her tarafından.
Sen hep gül gül olur mu ablam! Sen hep mutlu ol! Hep hayallerinin peşinde koş lütfen!
Söz bundan sonra ben daha akıllı bir kardeş olucağım!
Kendi hallerimin peşinde koşarken, senin hayallerini de süsleyeceğim.
Belli mi olur belki ben yakında zengin olurum. Sana özel bir tiyatro kurarım. Para derdin olmadan, istediğin oyunda, istediğin rolü oynarsın.
Bunu yapamasam da, senin için mutlaka tek kişilik bir oyun yazarım. Sen de herkesi güldürmekten, kırıp geçersin. Hayatın seni güldüremediği kadar insanları güldürürsün!..
İyi ki doğdun! İyi ki varsın! İyi ki benim ablamsın! Seni seviyorum! |
|
|
 |
Şımark kardeş hediyesi Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
| Üye Adý : HÜZÜN |
Yorum Baþlýðý
: Beni..... |
| Yorum Tarihi : 21.07.2009 |
de alın yanınıza...söz şımarıklık yapmayacağım....benim hayalim olmadı,kardeşim de olmadı....beni kardeşiniz olarak kabul edermisiniz?
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN CANIM ABLACIĞIM!NİCE MUTLU YILLARA...
(biraz geç kaldım,affet.....) |
|
| Cinsyet :
Bayan |
| Þehir : BURSA |
| Üyelik Tarihi :
21.07.2009 |
|
|
 |
Şımark kardeş hediyesi Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|