Son günler de sevdama ihanet etmiş gibiyim.
Günlük meşgalelere daldım ve O ‘nu az hatırladım.
O, ikinci plan da olamaz ki.
O, benim hayatımın merkezi
Olmazsa olmazım.
Kabe.Mekke,Medine.Uhud,Hira,Hacerül esved,Muhacir,Ensar…
Ben oraların hasretine hasretim.Hasretine aşığım.
Öyle bir aşk ki bu;dünya ve işleri;gözümde değersizleşiyor bir anda.
Mekke,Medine,Kabe,Ravza.
Belki kavuşursam aşkıma gölge düşecek.Mecnun’un leyla’ya olan aşkı gibi.
Kaç gündür yoğun hissedemiyordum ve bu beni çok üzüyordu.
Bu akşam o yoğunluğu yaşadım ve gözyaşlarımla terapi oldum.
Önce Mekke’ye gittim.
Kabe yi tavaf ettim mü’minlerle.
Hacerül evsede elimi sürdüm.Peygamberimin kokusunu çektim içime.
Makamı İbrahim de namaz kıldım.
Hz .Haceri’ n oğlu İsmail’e su arayışını seyrettim usulca .
Rahman suresinin ilk ayetlerini okuyan Abdullah ibni mesuda/r.a),eziyet eden Mekke’li müşriklerin yüzüne tükürdüm.
Hz.Ömer’in heybetli yürüyüşünü seyrettim.
Hz.Hamza’nın kılıcını kuşanıp ava çıkmasını seyrettim Kabe’nin avlusundan.
Sadık dost Hz.Ebubekir’den doğruluğu sordum öğrendim.
Edep timsali Hz.Osman’ın karşısın da gözlerimi yere indirdim.
Selman Farasi ile hendek kazarken Peygamberimin karnına bağladığı taşı bulup ona;Hz.Peygamberin mübarek tenine değme bahtiyarlığına erdiği için ne kadar şanslı olduğunu söyledim.
Hz.Ayşe ye O ‘nu sordum.O, anlattı ben dinledim.
Ensarın çocuklarının arasına karıştım.Hz.Muhammet(sav) başımı okşasın diye bekledim.
Taze hurma bahçelerinden hurma topladım hücrei saadetin kapısına vardım.
‘Uhud bizi biz de Uhud’u severiz’ buyurmuş ya Peygamberim.Efendim.O’nun sevdiği bana da sevgilidir dedim, saygıyla sevgiyle adımladım Uhud’u.Kokusunu duydum sığındığı mağarada.
Ayak izlerini aradım Hira’da.
Hz.Hatice’nin erzak getirdiği taşı buldum.,Sen yorulma anam, ben tırmanırım o dağı dedim.
Hz.Fatıma’nın yanına vardım.O’na sarıldım sarıldım.Sen ki Baba’na en çok benzeyensin dedim.Bak;ben de senin adını taşıyorum,beni O’na getir dedim.
|
|