CAN SEVDİĞİM…
Suskunlarımız olmuştu seninle. Sessizliğiyle Ferhat’ın delmek için günlerini
harcadığı dağları yerinden oynatacak kadar şiddetli olan. İçinde sen olan, ben olan ;
bir türlü biz olamayan… özlemlerle dolu, sevgilerle dolu, ama bir türlü dile
gelemeyen sevdamızla dolu bir suskunluk… Biliyorum ne kadar ağır mühürler de vursalar
dilimize ,gözlerimiz kafiydi bize.. Patlayan bir volkan misali etrafa saçıyordu yüreğimizdekileri…
Mühürler nasıl dayanabilirdi ki kor alevlere… Hem onlar ancak somutlukları kilitleyebilirdi. Oysa
bizim sevdamız metafizik boyutunu çoktan aşmıştı… İki sevdalının yüreğini kim susturabilirdi ki… Var oluşlarımızın
uzaklığı ayıramazdı ki tözlerimizi, özlerimizi birbirinden… Mesafeler ruha inmedikçe etki tepki neye yarardı ki…
anlamsızdı her denklem, her çözüm…
…
Belki, sen şimdi başka baharların çiçeğisin, başka kıtalarda döküyorsun hüzünlere bulanmış damlalarını.
Ayrılık defteri ruhlara can verilirken verilmiş ellerimize… Kader en sarmalından bir bulmacaya çevirmiş sevdamızı,
yaşamlarımızı… En uygun roller bunlarmış bizim için hayatın dahi perdesi olmaktan yorulduğu bu kısa filmde…
…
Bizse çaresizlik içinde çare olmaya çalışıyoruz dik yamaçlarda ama nafile… Aynı aya bakmak , aynı güneşle güne
başlamak. İçimizdeki bizle uyumak, uyanmak yetmiyor ki mutlu olmaya… Ruhumuz da en az bedenimiz kadar bitap
düştü bu savurgan peşmekeşi olmayan hayatta..
….
Yarama tuz basıyorum sanki seni o son görüşüm geldiğinde aklıma. Marketteydin, ekmek alıyordun. Bense güya senden
habersiz oradan geçiyordum. Gözlerim gözlerine çarptığında ürkek, çaresiz, bensiz bakışlarında yitirdim olanca
dermanımı… Derman sözcüğü lügatımdan ölesiye kaybolmuştu… Geri dönüşümü
yoktu ki… Yüreğim çoktan aşmıştı çarpmalarını…Evet, gözlerinde kalmıştım, yitirmiştim benliğimi..
…
Bugün bir ay geçti seni o son gördüğüm anın üzerinden… Zaman anlamını yitirdi artık can sevdiğim. Karşı koymalar
olmuyor ki sensiz, sen olmadan.. Sıcakta eriyen buzlar gibiyim… Ne kadar katı halimi korumaya çalışsam da karşı
koyamıyorum bilimin kuramlarına. O çaresiz gözlerin geldikçe aklıma eriyorum ben de… Biliyorum can sevdiğim
sen de mutlu değilsin yaban ellerde... Elbet gün gelecek güneş bu iki sevdalının yüreğinden doğacak zıtlıklarla
var oluş felsefesine inat. Gün gelecek günler aydınlanacak… Elbet iki yürek ,iki can, iki ruh , iki varın bir bütün
olduğu, diğer eşi olmadan anlamsızlıklara gebe bu iki yürek birlikte çarpacak…
|
|