Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
yalnızlık okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
yalnızlık |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
atepig |
| Eklenme Tarihi |
: |
20.06.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
357 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Uyandım. Bugün mü sorusu her sabahki yerinde… Soluma baktım ben varım, sağımda yine ben… Nerdesin? Yatağın altına mı gizlendin? Oyun mu oynuyorsun benimle? Zevk mi alıyorsun bundan, bir sadist gibi… İşaretlerini duyuyorum. Bardaklardan ne istiyorsun? Her sabah aynı saatte bir tane bardak kırıyorsun. Uyandırıyorsun beni. Oysa yeni uyumuş bir bebek saflığında, belki bu sefer uyanmam diye yeniden yatmış oluyorum ve sen utancını boynuna asmış, belki içten içe halime üzülerek, belki gülerek, bir bardağı daha kırıyorsun. Uyandırıyorsun beni. Kalkıyorum; çünkü merakıma yenik düşüyorum. Sen kimsin? Mutfağımda ne arıyorsun?
Bir boşluk daha… Ev bomboş; tıpkı içim gibi… Seni arıyorum odalarda. Yoksun. Bir günü daha yaşayacağımın sıkıcılığı ile odama gidiyorum. Bir sigara yakıyorum. Bir şeyler mi yemeliyim? İnsan ne kadar yaşayabilir ki yemek yemeden? Açlık hissetmeyeli aylar olmuş. Sadece bayılacağımı hissettiğimde yiyorum. Sabahları bayılmıyorum. Bir kahve yapıyorum, sert… Birileri anlar beni belki diye yazılar karalıyorum. Görmeden yazılanları anlayamazlar mı beni? Birileri merak ediyor mu acaba beni? Merak etseler ararlar mı ki? Aramazlar. Ben aramıyorum.
Zamanın hızlı akmasını sağlayacak objeler yaratmalıyım. Ya da var olanlarla ölmeliyim; yavaş yavaş… Televizyon seyrediyorum. Evlilik programlarına teker teker bakıyorum. İnsanlar bu kadar mı umutsuz diye düşünüyorum. Beyaz duvarlara bakıyorum. Düşünmek istemiyorum; ama durduramıyorum. Sen kimsin? Utanmaz mısın? Her sabah uyandırıyorsun. Bardak değil kırdığın. Her sabah bir parçamı daha kırıyorsun.
Filmler seyrediyorum. Hani vardır ya; aşk filmleri… Her gün bir yenisini seyrediyorum. Orada oluyorum. Ben de sevebiliyorum. Ben de inanıyorum aşka. Film bitiyor ve ben kırık bir kalple kalkıyorum oturduğum sandalyeden. Mutfağa gidiyorum. Buzdolabını açtığımda bana gülümseyen birkaç zeytin tanesi oluyor. Her yeni gün bıkmadan gülümsüyorlar bana. Kim koyuyor ki onları oraya? Her yeni gün aynı yerdeler ve ben zeytin yemiyorum.
Balkona çıkıyorum. İnsanlar yürüyorlar ve aynı insanlar aynı saatte aynı yerden geçiyorlar. Her gün… Yaşamak böyle bir şey olmamalı. Yaşamak; nefes aldığını hissettirebilmeli, an ve an… Yaşamak; savaşmanı sağlamalı biri için; kendin için… Ölümden korkmalısın; çünkü yaşamanın ağırlığı omuzlarındadır ve bu ağırlık yaşamın ya da yaşadığının garantisidir. Yaşamak sadece ve sadece tekrarlardan ibaret olmamalı. Aynı olmamalı. Bir kadın sevmelisin mesela; o seni sevmeden sen onu sevmelisin. Senin sevgin ondan bağımsız olmalı. O sana hakaret etmeli; ama sen onu yine de sevmelisin. Gitmeni istediğinde gitmelisin. Seni görmemeli; ama sen onu hep görmelisin. Takip etmelisin mesela; seni fark etmeden… Belki birileri rahatsız eder, belki bir kaza olur. Yardıma ilk sen koşmalısın, o seni sevmese de. Ömrünün sonuna kadar bekleyebilmelisin ki bu gerçek sevgidir. O senden nefret etmeli belki, ama senin sevgin ondan bağımsız olmalı; tıpkı her anın senden bağımsız akıp gittiği gibi.
Odaları geziyorum. Aramaya başlıyorum. Neyi aradığım önemli değil, sadece aramak önemli o an. Her yeni gün neyi aradığımı bilmeden arıyorum. Her yeni gün, yeni anlarımı öldürüyorum. Gece doğuyor akşamdan. İyi insan vakti geçiyor ve susuyorum. Bu gece de içeceğimi bile bile kendimi avutuyorum, bu son gecem…
Bazı geceler zilim çalıyor. Açıyorum kapıyı kim olduğunu sormadan. Beklediğim biri olmuyor. Tanımadığım bir yüz karşımda, yanlış zile bastım diyor. Önemli değil diyorum; keşke yanlış olmasaydı diye geçirerek içimden… Sonra duvarlar biraz daha beyazlaşıyor. Üzerime yürüyorlar. Duvarlara yazıyorum. Karşısına geçip izliyorum; bunları ben mi yazdım? Yerin kulağı var. Peki, gözleri var mı? Görür mü yazılanları? Belki polise gider. Bir psikopat var, ölecek ve belki öldürecek der. Duvarlar duyamaz ve yer göremez.
Yeterince içmişsem eğer, istemsiz uyuyorumdur ki haftalardır yeterince içemiyorum. Yarın sabah ne yiyeceğim sorusu çok uzak… Yemeden de yaşanabilir mi? Yarın gece ne içeceğim sorusu çok uzak… Bu gece sondu.
Yarın sabah gelecek misin? Bir bardak daha kıracak mısın? Ne olursun gel, ne olursan gel. Gösterme yüzünü yüzüme; ama yine de gel. Bütün bardaklarım senin olsun, gel. Yine uyandır beni. Yine küfürler edeyim sana. Ne olursun, ne olursan ol yarın sabah yine gel.
|
|
|
 |
yalnızlık Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
yalnızlık Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|