Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Gül ile Bülbül okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Gül ile Bülbül |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
cumababa |
| Eklenme Tarihi |
: |
11.06.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
470 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
| Bir gün bir bülbül çok büyük bir gül bahçesinin üzerinden uçarken çok farklı bir koku duymuş. Bu koku o kadar çok hoşuna gitmiş ki hemen bahçeye inip bütün güllere seslenmiş ‘Ey dünyanın en güzel çiçekleri, az önce üstünüzden uçarken tanıdık olmayan bir kokuya rast geldim. Acaba bu güzel koku hanginizden gelmektedir.’ Bütün güller hep bir ağızdan ‘Biz kendi kokumuzla o kadar meşgulüz ki sana yardım edemeyiz’ derler. ‘Lütfen’ demiş bülbül yalvarırcasına. ‘Kimdir o beni soran’ demiş derinlerden bir ses. ‘Benim bülbül her gün üstünüzden uçan bu yararsız kuş’ diye haykırmış bülbül, ‘Bu güzel kokunun sahibini tanımak istiyorum’ demiş büyük bir sevinçle. ‘Beni tanımak istemezsin. Ben diğer güllerden çok farklıyım. Onlara hiç benzemiyorum.’ diye cevap vermiş gül. ‘Nasıl farklı?’diye sormuş bülbül. ‘Ben diğerleri kadar güzel değilim o yüzden çalıların arasında saklanıyorum’ diye cevap vermiş gül. ‘Olsun ben seni yinede tanımak istiyorum’ demiş bülbül. ‘Olmaz beni tanımak isteyen en son kuş yapraklarımın çoğunu kopardı. Kendimi yeniden toparlamaya çalışıyorum. Kaybedecek başka yaprağım yok’ demiş gül. Bülbül bu sözlere aldanmadan en güzel şarkısını okumaya başlamış. Gülün içinden bir şeyler kopmuş kalbi yeniden atmaya başlamış ama geçmişte çektiği acıları hatırlayıp bülbülün kendisini bulmaması için daha da fazla saklanmış çalıların arkasına. Bülbül bütün güzel şarkılarını söyledikten sonra tekrar güle seslenmiş ‘Ne olur bana kendini göster’. Gül hiçbir şey demeden içine akıtmış gözyaşlarını. Umudu kırılan bülbül uçarak uzaklaşmış. Bir sonraki gün gül bülbülün güzel sesiyle açmış gözlerini. Bülbül daha o uyanmadan bahçeye gelmiş onun için en güzel şarkılarını söylemeye başlamış tekrar. Kendisini görmeden sadece kokusuna aşık olduğu bu nadide çiçeğe ulaşamamak bülbül için her gün dozu artan bir işkenceye dönüşmüş. Günlerce sürmüş bu işkence bülbül için. En sonunda gül yüzünü görmeden sesine aşık olduğu bu bülbül için kendini çalıların içinden çıkarmış ve ‘Buradayım ey sevdalı bülbül’ diye bağırmış. Bülbül büyük bir sevinçle uçarak konmuş yanına sevdalısının. Gözlerine inanamamış önce sonra uzun uzun bakmış güle içindeki sevgi büyüyerek. Gül utanıyor bülbüle bakamıyormuş. ‘Hayatımda gördüğüm en nadide çiçek sensin’ demiş güle bakarken. ‘Bu büyük kırmızı gül bahçesinin içinde bula bula benim gibi beyaz bir gülümü buldun’ diye sormuş gül. Cevap vermek istiyor ama söyleyeceği şey gülü incitir diye korkuyormuş bülbül. Tam o sırada bahçenin sahibi gelip gülün önünde durmuş. Güle uzun uzun baktıktan sonra ‘Budayın bunu bahçıvan efendi. Bahçemin güzelliğini bozuyor’ demiş. Efendisine sadık bahçıvan ‘Makasım yanımda değil efendim, müsaadeniz olursa yarın budayım’ demiş. Olur anlamında başını sallayıp yürümeye devam etmiş bahçe sahibi. Bülbül hiçbir şey demeden uçup gitmiş oradan. Gül gözlerinden akan yaşı tutarak terk edilmenin acısı ile yeniden çalıların arasına dönmeyi düşünmüş. ‘Beğenmedi beni, hem beni kim beğenir ki zaten. Bu kadar kırmızı gülün içinde kokuya kim bakar’ diye düşünüp yapabildiği kadar kendini çalıların dışına çıkarmış celladı kendisini daha iyi görebilsin diye. Akşam güneşi batarken acısına son verecek olan celladını beklemeye daha fazla dayanamayacağını anlamış gül. Bir daha uyanmamak üzere uykuya dalmış. Güneş ışıkları yıllardır çalıların arasında duran gülün yapraklarına vurduğunda yaşadığının farkına varmış gül. Neden beni hala bu hayattan koparmadılar diye düşünürken kendisinde ki büyük değişikliği fark etmiş. Gece yattığında yaprakları dökülmüş beyaz bir gülken şimdi yaprakları bahçedeki en güzel gülden daha güzel bir şekilde açılmış ve rengi dünyadaki en güzel renk olan kırmızıya dönüşmüştü. Bunun nasıl olduğuna anlam veremeyen gül etrafındaki güllere bakmış. Yaprakları solmuş, boyunları bükülmüş bir halde ağlamaktaymış bütün güller. ‘Ne oldu neden ağlıyorsunuz’ diye sormuş gül. ‘Dün akşam bülbül buradaydı ve sana kırmızı rengi verebilmek için bütün gece uğraştı sen uyurken’ demiş bütün güller hep bir ağızdan. Bir anda yıllardır içinde tuttuğu gözyaşlarını serbest bırakmış gül. Dikenlerinin birisinin üstünde çok küçük kıpkırmızı bir kan damlasıyla birlikte yapraklarının en altında yerde tam kalbinde bir delikle bülbülün cansız bedeni yatmaktaymış. |
|
|
 |
Gül ile Bülbül Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Gül ile Bülbül Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|