Konuşulmuş, yaşanmış çok şey varken.
Yüreğimi yerinden söküp benle konuşmadan giderken…
Kırılmadım, ne olduğunu anlayamamışım.
Yüzümde anlamsız bir duruşla aynı noktada kaldım…
Mesafelerin anlamını sen öğrettin bana,
artık yüreğimi alıp gittiğinden beri orası boş kaldı, hissizleştim galiba.
Canım bir şeyler istemiyor artık.
Mesafeler demiştim ya; fark ettim ki yola yalnız çıkmışım.
Güzelliklere hastaydım ben biliyorsun, artık etrafa bakarken göremez oldum,
kör oldum galiba…
Anıların bu boyutta acı verdiğini bilmezdim, öğrettin.
Sorulardan kurtuluşun yolunuda buldum galiba şişelerin içindeymiş fark ettim.
Düş görmemeye yemin ettim, uyurken bile gözlerim açık…
Gurur, onur gibi değerlere inanmıyorum artık.
Dedim ya kör oldum bana bakan gözleri göremiyorum.
Artık bir yüreğim yok ki ısınsın, zaten ağlayamazdım, sarhoş olma varya,
bir onu iyi beceriyorum.
Kandırılmış hayatlar yaşıyoruz galiba…
Çok sevdiğim türküler bana acı verir oldu biliyor musun.
Her yerde dolanıp da hiçbir yere sığamamak neymiş öğrettin…
Mesafeler vardı ya ondan dolayı fark edememişim,
bir düşün peşinden koşmuşum fark ettim.
Dokunmaya kıyamadığım oldun, imkansız sevdam oldun.
Anaçdın beni korudun kolladın,
korkularımı öldüren yenilerini doğuran oldun.
Bir baktım ki ben olduk, bir olduk ve hiç olduk…
Her şeyim oldun, gittin; yok oldum…
Kölen oldum, dedin özgürsün alışamadım ve kayboldum.
hep derdim hatırlarmısın?
“Herkes kendine yakışanı yapar”
Giydirdiğin bu kıyafet oldu mu ?
biliyorsun, göremiyorum…
SE
07.02.2009 |
|