Etik denilen kavramı yaşam felsefesinden dışlamış bir insan,etik tarafından yargılanabilir mi?
kişi yapacaklarının önüne böyle bir engel koymaktan yana değil,peki bu ütopik mahkeme onu yargılayarak
önüne taş koymaktan başka bir şey yapıyor mu dersiniz? Etik,insanların geçmişten gelen tecrübeleriyle,
kültürleriyle,dinleriyle harmanlandıkları bir olay değil mi? nihayetinden insanların oluşturduğu yazısız kurallar
bütünü.
Herkesin aynı hayatı yaşamakla hükümlü olduğu düşüncesi bana ters geliyor.Ve hep kendime soruyorum.
''yalnız ben mi böyle düşünüyorum?'' diye. Hayatında yer vermediği şeylerin ona hesap sorması kadar
kişisel hakları gasp eden birşey daha var mı acaba?...
herkesin kendi doğruları var diyoruz,peki onları ne kadar aramızda barındırabiliyoruz? Düşüncelere saygılı,
yaşam tarzına saygılı bireyler olmak zor mu gerçekten bu kadar anlamıyorum. Toplu şekilde yaşıyoruz,
bunun farkında olmadığım düşüncesine kapılmasını istemem kimsenin,fakat benim özgürlükten kastım bu
söz konusu durumun insanların değer yargılarını ihlalden yana olduğumu göstermez.
Özgürlükten kastım,anarşistlik vs. değil. Belli bir çemberi olmalı herkesin ve herkes kendi çemberini
oluşturmalı.Kimse kimsenin çemberini çizme tarzına karışmamalı.Ve o çember ''etik'' denen standartlara
göre olmak zorunda yargısıda oluşturulmamalı diyorum.
Bu çember sayesinde neler mi kazanırız?
Bireyler o çemberi kendi ihtiyaçlarına göre belirlediklerinden dolayı,içerisinde kendilerine özgü koca bir
dünya yarattıklarını varsayabilirler,ve yaşamlarını yani çemberlerini başkalarının kişilik haklarını ihlal etmeden
sürdürüler. Özgürlük kural tanımamazlık değildir,kendi çemberinde yaşamaktır.
insanları fikirlerinden dolayı,felsefelerinden dolayı yargılayamayız.Çünkü bireyler öldürülebilir ama
fikirler ve felsefeler ölümsüzdür.
|
|