Kendimi bildim bileli kitap okuyorum. Okumak, nefes almak gibi adeta benim için...
Genede birşeyler öğrenmek, yeni dünyalar keşfetmek;hayatı, insanları daha iyi anlayabilmek için okurum.
Ama bazen de gerçeklerden kaçmak, olumsuzlukları unutabilmek, üstüme çöken hüzün bülütlarını dağıtabilmek için sığınırım kitaplara.
Bazen de hayaller diyarında dolaşırken güzellikleri çoğaltabilmek ve mutlulukları arttırıp paylaşabilmek için kendime suç ortağı yaparım kitapları.
Dünyanın bütün kitaplarına sahip olmak isterim.
Aylarca, hatta yıllarca duvarları kitaplarla kaplı bir odada yaşayabilirim.
Klasik müzik ve şömine de olursa başka hiçbir şey istemem ve aramam.
Bazen kendi kendime kendimle dalga geçerim... Seslendirmeye korkarım, Allah'ın gücüne gider diye...
Öldüğümde mezarıma 1-2 kitap koymalarını isterim yine de. Öbür dünyada da fırsat bulabilirsem okuyabilmek için.
Çünkü okumak istediğim kitapları okuyabilmek için ömrümün yetmeyeceğini korkarım...
Her zaman çantamda bir kitap vardır. Her yerde okuyabilirim: evde, yolda, işte, sokakta.
Bugüne kadar okuduğum birçok kitap beni etkilemiştir. Ağlatanlar, güldürenler; düşündürüp uzun süre uykularımı ve huzurumu kaçıranlar olmuştur.
Ama en son okuduğum kitap beni derinden sarstı.
Bir arkadaşımın sayesinde ''ÖRETMEN BENİSA'' kitabını okumaya başladığımda hayat benim için birden durdu.
Bugüne kadar bildiğim, bildiğimi zannettiğim herşey silikleşti, anlamını yitirdi.
Her satırı buram buram yaşanmışlık kokan; hayatın, gerçeğin ve acının ta kendisi.
Okurken yaşıyorsunuz, yazarla bütünleşip o günlere gidip, onunla birlikte acı çekiyor, isyan ediyor ve savaşıyorsunuz.
Köy Enstitülerinden mezun, emekli öğretmen Huriye Saraç tarafından yazılmış olan bu kitabı
herkese haretle tavsiye ederim.
Üvey anne tarafından aklımıza gelebilecek her türlü eziyete, şiddete maruz kalan; çocukluğunu yaşayamadan daha 5-6 yaşlarında başlayan bir hayat mücadelesi.
Yokluğun, yoksulluğun ve cehaletin kol gezdiği 1940'lı yılların Türkiye'sindeki toplumsal baskının aşılması ne kadar zor olduğunu göz önüne alırsak, bu küçük kızın var olma savaşını daha iyi anlayabiliriz.
Fakat bütün bireysel ve toplumsal engellere rağmen, Köy Enstitüsü'nden aldığı o güzel eğitimin ve mesleğine olan aşkının sayesinde, bataklıkta açan bir çiçek misali hayranlığımı kazandı Öğretmen Benisa.
Acılar, açlık, sefalet ve yalnızlık içinde kıvranırken hayata bu kadar gülümseyebilen bir insan görmedim ben.
Keşke benim de böyle bir öğretmenim olsaydı diye düşünmeden edemedim.
Bir insan bukadar mı sabırlı, bu kadar mı iyi niyetli, çalışkan, verici; sevgi, umut dolu olabilir?!.
Kitap 3 ciltten oluşuyor. Hiç sıkılmadan, adeta nefes almadan okuduğumu söyleyebilirim.
Şimdi ben bir yönetmen olsaydım mutlaka bu kitabın filmini çekerdim. Ve şu an 75 yaşında olan yazarı da oynatırdım.
Alın size gerçek, alın size tarih, alın size acı, mücadele; alın size sevgi, umut derdim...
Lütfen, Broy Yayınevi tarafından basılmış olan ''BENİSA ÖĞRETMEN'' kitabını bulun ve okuyun! Lütfen!.. |
|